Baş hekim yardımcı doktor bey, bürosundaki iş bilgisayarında raporları sisteme ekliyorken Gina Gerson‘un ses çıkarmasıyla konsantrasyonu çabucak dağılıyor. Sık sık karşı cinsten ilgi görmeye alışkın Gina, iş arkadaşı onun güzelliğini görmemesine sinir oluyor.

Dikkatleri toplayabilmek içinde böbreğini elleriyle kavrayarak çok ağrıdığını ve kontrol etmesini söylüyor. Elindeki bir tomar sağlık raporlarını evrak havuzuna bırakıp Gerson’a yaklaşıyor. Sözüm ona inim inim inleyen kadın doktor numaradan kıvranıyor. Kadına acıyan baş doktor, avuç içiyle çok bastırmadan Gina’nın omuzlarını bir masör edasıyla ovalıyor.

Sedyeye uzandırdığı Gerson’un tişörtünü sıyıracağına eteği de kaldırdı. Gina: “Hocam, benim hastalığım başka bölgedeyken eteği neden aradan çıkarmaya gereksinimi hissettiniz anlamış değil!” diyerek kendi çapında sorguladı. Cevap dahi vermeyen adam: “kes sesini orospu, işimi bana öğretme” der.

Kadın doktorda böyle sert çıkışlı heriflerden etkilendiğinden: “bu sefer sen yat bakalım sedyeye, birazdan ben seni inceleyim” laflarıyla yerlerini değiş tokuş yaparlar. Çocukken aşina olduğu dinleme cihazını kulağına geçiriyor ve dinleme cihazının ucunu herifin sikine koyarak nabızını ölçüyor.

Teknolojinin ve sağlık sektörünün ne denli ilerlediğini dolaylı yollarla anlatan kadın, nabızın sadece bilekten değil, yaraktan da ölçüldüğünü ispatlamış oluyor.